Geçmişteki Avşa
13 Mart 2010 Yazan admin
Kategori editörün postası
Son zamanlarda ada ile ilgili ne yazayım derken,eski avşa sezonları aklıma geldi.Şu an 35 yaşında olan ben, delikanlılık çağının sezonlarını aklıma getirince acaba eski avşa`mı yoksa şu anki avşa`nın halimi daha iyi diye düşündüm.Eminim birçok kişide bu soruyu kendine sormuştur.Bir çok insan adanın şu anki halini beğenebilir ama ondan daha çok yapıda insansa eski avşa`ya büyük özlem duyarlar.
Hatırlayanlar bilir 1985- ve 1990 yılları arasında avşa adası`nı,O botanik yapıda Fein,Samanyolu,Joy ve eski tanz discolarını,o eski taverna müziği çalan barlarını, o yıllarda gelen herkez bilir.O mekanlarda biribirinden değişik aktiviteler ile insanlar eğlendirilmeye çalışılırdı.Elektiriğin gece 12 lerde kesildiği herkezin lüx ışıkları altında hiç bir teknoloji olmadan yıldızlar ve yakamozlar eşliğinde biribiri ile samimi sohbetlerini,Kumsaldan denize sürü halinde bırakılan lokma kutuları içersindeki yanan mumlarını herkez hatırlar.Ne keyifli idi ozaman avşada sezonlar ne güzeldi o keyifli sohbetler.Gelen herkez birbirine ve cevreye saygılı idi.Bugüne bakıyorumda pop kültürünün agır bastıgı mekanların gürültüsünden mekan içinde sohbet etmeyi bırakın iki kelime laf etmek bile çok zor.O eski ama çeşitli alternatiflerin bulunduğu discolar yok.Varsa tanz yoksa tanz.Sahile iniyorsunuz çevreye ve birbirine saygısı olmayan insanlar kumlara yayılmıs etrafını pisletip gidiyor.Ağır mekan kiraları karsısında çeşiti azalan mekanlar,Oturulcak yer pek yok oda bir iki tane kişinin tekelinde.Hali ile bakınca bilene sıkıntı verici ama avşa ne olursa olsun o güzelliğini kaybetmeden gelenleri kalabalık kumsalları ile karşılıyor.Herkeze değişik alternatifler sunuyor.
Gerçi bilemem bana göre hoş olmayan seyler bazılarına hoş gelebilir.Anlatmak istedigim eskinin bol çeşitli ve daha samimi ortamlarının artık olmaması.Onun dışında bakınca 5 yıldızlı bir otelin konforunu aratmıyacak kalitede moteller ve pansiyonların açılması,yazlık turizmine agırlık verilmesi ve ada içinde bulunan koylara ulaşımın daha kolay ve ucuz yollardan sağlanmasıda adanın en kazanımları oldu.Özellikle bu yıl sezonda devreye girecek olan su arıtma sistemi ile adanın ve gelenlerin en büyük sıkıntısı olan tatlı su sorunununda bitecek olması avşa turizmi açısından çok büyük değer taşıyan bir olgu.
Eskisi ve yenisi ile avşa dahada güzellikleri hakediyor.Bunun yanı sıra kaliteli turizm çalışmaları ile turizm çeşitlendirilerek adanın hakkettiği yere getirilmesi en büyük dileklerimiz arasında.Tabiki herkezin yorumu kendine.
Son Ziyaretler:
- eski avşa
- avşa adası gözde kol
- avşa adası resimleri yenileri
- avşa eski fotolar
- eski avşa resimleri
Avşa Yeni Turizm Merkezi
09 Mart 2010 Yazan admin
Kategori editörün postası
Kültür ve turizm bakanlığınca yapılan turizm strateji planında önümüzdeki 13 yıl boyunca turizmi çeşitlendirip geliştireceği yerler arasında Avşa adası`da yer alıyor.2023 yılına kadar turizm dalında yapılacak çalışmaları içeren raporda avşa adası`nada yer verilmesi yüzümüzü güldürdü.
Raporda bir çok adı duyulmamış yerinde açıklanması bir çok turizm merkezince şakınlıkla karşılandı.Raporda ayrıca Bodrum,Alanya gibi tatil yerlerinin açıklanmaması bu bölgelerde yer alan turizmcilerce tepki ile karşılandı.
Turizmi çeşitlendirmek adına yapılan bu çalışmalar tatilcilere alternatif yerler sağlıyacak umarızki bu yapılacak çalışmalardan avşa adası`da hakketiği payını çokça alır.
Avşa Sosyal Grupları
04 Mart 2010 Yazan admin
Kategori editörün postası
İnternet üzerinde sosyal ortamların zenginleşmesi ile facebook ve twitter gibi sosyal sitelerdede kullanım oranı gün geçtikçe artmaktadır.Hali ile web sitelerininde sosyal ortamlarda takib edilmesi için bu tarz web sitelerine kaynak gösterimi yapılmaktadır.İşte bu anlamda web sitemiz oluşturduğu avşa adası`na ait sosyal gruplar ve imleme siteleri ile ziyaretçilerine en son yazılarımızı ve duyurularımızı takip etme olanağı sağlıyor.
Bu manada kurmuş olduğumuz avşa adası hayat grubumuz ve buna paralel avşa hayran kutumuz üye olanlara web sitemizden güncel duyuruları sunuyor ayrıca twitter üzerinde avşadahayat olarak yer alan bölümümüzde twitter üzerinde web sitemizi izleme olanağı sunuyoruz.
Ayrıca hayran grubumuzda yer alan üyelerimizin profil resimleri web sitemizdede yer alıyor.Bölelikle avşa adasını takip edenleri buluşturma noktası oluşturuyoruz.
Bunu yaparkende yapılanmamızın organik büyümesine özen gösteriyoruz.Bizi taklit eden bazı anlayışlar gereksiz üye alımları ve şişirme ilanlarla fazla üye bulundurup göz boyamaya çalışıyorlar.Grubun içeriğindeki üyelere bakınca çogunun arkadaşının önermesi ile ada ile alakasız kişiler olduğu göze batıyor.Bizim yapılanmamızda ise böyle bir zorunluluk olmamakta dileyenin üye olup takip etmesi amaçlanmaktadır.Grubumuzdaki üyelerin çoğu avşa adasına gelen yada daha çnce gelmiş,çok küçük bir kısmıda gelecek olan kimselerdir.
Her konuda bizi taklit eden anlayışlara gülüyoruz ziyaretçilerimizin bu konuda hangi sitelerin iyi olduğunu bilmesi aşikar bir konu genede yorumu sizlere bırakıyoruz.Sağlıcakla kalın
Avşa Adasını Sevenler
22 Şubat 2010 Yazan admin
Kategori editörün postası
Web sitelerini gezerken ve adamızın sosyo-ekonomik tarihini araştırırken sabah gazetesinin web sitesinde ilginç bir yazı gördüm.Yazıda, adamızın turistik anlamında tanıtımında büyük emeği geçen,ağacı,yeşili ve avşa adasını gerçekten seven bir şahsın,adamızda yaşadıkları ve yaptıkları ile ilgili bir makale bulunuyor.Yazıyı birebir kopyalamak etik olmadığından ilgili yazıdaki notları bu bölüme açmayı uygun gördüm.
Makalemizin kahramanının adı Şaban Ali Bey.Kendisi 30 yılı aşkın bir süredir Avşa adasına gelen ve adamızı gerçekten çok seven bir şahsı muhterem.Yaşanılanlar 1977 senesinde geçiyor.Aşağıdaki yazımızda kendisinin ada hatıralarından bahsederek bu değerli şahsa teşekkür etmek istiyorum.
Şaban ali beyin çalışma arkadaşı Ali Yağız Bey birgün makalemizin kahramanına şaban ali bey çok çalışıyor ve yoruluyorsun.Avşa adası`na gel ve bir süre dinlen der ve adaya davet eder.Şaban ali`de,avşa adası`na geliceğine dair söz verir.
Böylelikle vakti gelince şaban ali bey istanbuldan avşa adası`na doğru eşi ile yolculuğuna başlar.Yolda Eski CHP Genel Sekreteri Kamil bey ve yanında arkadaşı gazeteci Tanju bey ile karşılaşır.
Yolculuk nereye diye sorulduğunda Avşa adası diye cevap veren Şaban bey`e,yolculuk arkadaşları Avşa`nın ağacı ve yeşili yok deyip marmara adası`na davet ederler.Şaban bey Avşa adası`nda beklendiklerini izah ederek teklifi nazikçe geri çevirir.
Avşa adası`na vardıklarında geminin güvertesinden adaya bakan şaban bey,adada ağaç ve bitki örtüsü olmadığını görünce eşine kamil beye hak vermiş.
Adaya gelip yiğitler köyüne giden ve kalacağı yere yerleşen şaban bey eşi ile beraber köy kahvesine giderek adaya has ada çayı sölerler kendilerine.
Kahvede bulunan herkez merakla bu yeni gelenlere bakar.Daha sonra o sıra orta yaşlarda bulunan İsmail samatyalı isimli şahıs masaya yaklaşarak köyümüze hoşgeldiniz sefa getirdiniz der ve kahvede bulunanlar kuşlar gibi sarıverirler etrafını saban bey ve eşinin.
Önce merakla baktıklarını ve ilk defa kahvede bir kadın gördüklerini söyleyen adanın köylülerine bakan şaban ali bey ve eşi o sıra orada bulunanların eli ayağı ve parmaklarının kopuk olduklarını görür ve nedenini sorar.
Köylüler istanbulun granit taş ihalesini alan firmanın yanında çalıştıklarını ve madende çalışırken patlatılan dinamitlerden dolayı bu hale düştüklerini söylerler.
Bu açıklamalara üzülen şaban ali bey kendinisin turizmci olduğunu ve kendisine gösterilen ilgiden çok memnun olduğunu ifade ederek sözüne başlar.
Bakın der avşa adası sizin gibi bu adada yaşayanların adası değil,türkiyenin turistik yani tatil yapmak adına çok değerli olan adasıdır.Çünkü gündüz parlayan bir güneşle adanıza,gece parlayan yıldızlar eşliğinde kahvenize geldik,yarın pansiyoncu,bakkal manav paramızı alacaklar işte turizm budur dedi ve yolda arkadaşının söyledikleri aklına gelerek Avşa adası ağacın ve yeşilin fakiri görünümünde bir adadır. Sizin ve çocuklarınızın geleceği turizmdir. Yalnız, turizm temiz yeşil bir çevre ile ve doğal ortam ile gelişen bir sektördür.Bu sebeble adanızın her karışını geleceğinize yatırım yaparak ağaçlandırmalısınız der şaban ali bey.
Bu esnada kahvede bulunan yaşlılardan biri adanın altında tuzlu suyun olduğunu ve bu sebebten ötürü adada ağaç yetişmediğini söler ve bu söze inanan şaban ali bey kaldığı yere eşi ile döner.
Ertesi gün adanın altınkum olarakda bilinen sahiline inen şaban ali bey sahile baktıgında gözlerine inanamaz sahilde bilimsel olarak dikilmiş bir çok çam ağacını görünce bir gece önceki sözler aklına gelir halbuki ona ağaç yetişmez demişlerdir.
1977 ağustosunda sahile inen şaban bey plajın altınkum adını bosuna almadığını düşünür çünkü gerçekten altın sarısı kumu bu övgüye layık düye düşünür.O gün kendileri plajı açar ve kapatır şaban bey eşi ile çünkü o yıllarda ada halkının denize girme alışkanlıkları yok gibidir.
Daha sonra kahvede bu konudan bahseden şaban beye köylüler ankaralı kemal boğrallı`nın ektiğini sölediler,bunun üzerine yabancı birinin ağaç dikince oluyorda siz dikince neden büyümüyor bu çamlar dediğini anlatan şaban bey köylülerin bu soruya cevap veremediğini söylüyor anılarında.
O sırada 1.Avşa kültür festivalinin düzenlenmiş olup şaban beyde davetliler arasında bulunuyormuş.Davette yer alan marmara kaymakamı açılış konuşmasını yaptıktan sonra kürsiye şaban beyide davet etmiş.Meydanın dolduran köylülere şaban bey şunları söylemiş.
Avşa Adası yalnızca Avşalılar’ın değil, Türkiyenin bir adasıdır. Çünkü, memleketin turizme uygunlukta başka bir Adası yoktur. Devletin bu adanın alt yapısına el atması ve ada halkı iç ve dış turizmini teşvik etmesi gerekir. Böylelikle modern konaklama hizmetleri hayata geçirilmelidir. Turizm, kültürlerin bir alişverişidir.
Avşa halkı olarak, asırlarca içinize kapalı olarak geleneklerinize ve göreneklerinize bağlı kaldınız. Halbuki, ada halkı olarak değişmekte olan dünya ile sizde değişmelisiniz.Adanızı yeniliklerle, güzelliklerle süslemelisiniz.
Örnek olarak keçileri adadan başka yere sürmeli ve memleketinizi baştan başa yeşillendirmelisiniz.Turizm, temiz güzel bir çevre ile gelişen bir alan olduğu için memleketinizi yeşillendirip, güzelleştirilmesine elbirliği ile değer vermelisiniz. Adanızda turizm yapılanmaları çoğaldıkça sosyal ve ekonomik yaşantınızda da güçlü olacaksınız. O vakit taş madeni işçiliğini bırakacaksınız, bacaklarınız kesilmeyecek ve kollarınız kopmayacaktır diyen şaban ali bey sözlerini şu kelimeler ile noktalar.
Şu sahilde yer alan derme çatma kahve ve binalarınızı yıkın, sahillerinizi yürüyüş yolları ile yapılandırıp etrafı ağaçlandırın.
Şaban Ali Bey, tatili boyuncaadanın Koy ve plajlarını gezer, Resimlerini çeker ve Ali Baba Türbesi”ni, manastır mevkini, şarap fabrikalarını ve Karadenizli bir iş adamı tarafından yaptırılan meşhur Karadut Çeşmesi”ni inceler. Bu esnada, adanın yaşlıları ile Avşa’nın tarihi hakkında konuşmalar yapar. Neden Şehitler Tepesi diye adanın eşrafından Şakir Yiğitler’e sorduğunda; 1915 senesinde İzmir’in Yunanlılar tarafından işgali ile adadaki Rumlar tarafından, Yiğitler Beldesi camiinde akşam namazını kılmakta olan adanın erkeklerinin bir baskınla bu tepeye çıkartılarak şehit edildikleri o tepeye Şehitler Tepesi adının konduğunu öğrenir Şaban Ali Bey.
İstanbul’a döndüğünde hemen Yönetim Kurulunun bir Üyesi ve Çevre Komisyonu Başkanı olarak bulunduğu, kısa adı ATURJET olan Türkiye Turizm Yazarları Derneği yönetimine Avşa adası”nı ağaçlandırma önerisini sunar.
Bu sayede adanın bir çok yol ve tepelerine binlerce çam fidanı ekilir.Bu esnada şaban ali bey adayı gezdiğinde çekimş olduğu fotoğraflarla bir pano yaptırır.Panoda adaya gelenlere rehber olması amacı ile adanın resimleri ve resimlerin açıklamaları vardır.Bu panoyu adaya arkadaşına yollayan şaban ali bey köy muhtarı Recep Samatyalı ile irtibata geçerek panonun gelenlere rehber olması amacı ile köyün belirgin bir yerine konulmasını ister.Muhtarda kabul eder.
Bundan sonra her sene Eylül ayının 10′unda başta muhtar ve köy halkının katılımı ile Ağaca sevgi ve yeşile saygı günleri düzenlenir ve bu panonun altında konuşmalar yapılır.Çeşitli Gazete ve çeşitli Turizm dergilerinde bu konular haber olur.
O Sene bin kadar çam fidanının yandğı istanbula kadar gelir sanki kendi yanmış gibi hisseden şaban ali bey hissettiklerini arkadaşınada bahseder.
Çamların,keçilerin sahibi köy çobanları tarafından yakıldığı dedikodusu avşa`da konuşulur olur, Şaban Ali Bey dedikodulara inanmaz.
Yaz mevsiminde tekrar avşaya gelen Şaban Ali, eşiyle denize girdikten sonra kaldıkları pansiyona dönerlerken yol üzerinde köyün çobanı Koca Yusuf’la (Yusuf Erdoğan) karşılaşırlar. Şaban Ali Bey önce selam verir Koca Yusuf’a ancak, Koca Yusuf zoraki alır selamını.
Şaban Ali bey ne olduğunu anlamaya çalışarak koca yusufa ne olduğunu sorar.
Koca Yusuf ise “Rahatsız değilim. Sen karabigaya keçilerimi kaçırttın ekmeğim ile oynadın diye cevap verince Şaban Ali bey Yok canım, benim bunda ne yetkim var diye karşılık verir.
Bunun üzerine Sen festivalde öyle konuşmasaydın, Kaymakamın bu konudan nasıl haberi olacaktı” der çoban Koca Yusuf…
Yaz sonu adadan dönen şaban ali beye arkadaşı çam fidanlarının sökülüp ev önlerine dikildiğini söyler.Bunun üzerine desene ağaç sevgisi evlere girdi der şaban ali bey.
Şaban Ali’nin yüreğinde Avşa adası ve Yiğitler köyünün yeri başkadır ve anılarında unutulmazlar arasında yer alan şöyle olaylar vardır.
Rahmetli İbrahim Durmazbilekìn kaldığı pansiyona bir poşet dolusu meyveyi bırakıp para teklif eder diye hızlı adımlarla uzaklaşmasını..
Cemal Aga’nın (Cemal KOL) Taze kayısı ve Taze badem ikramlarını…
İsmail Amcasının: Bu incir ağacı senin, istediğin vakit toplarsın çekinme demesini…
Balıkçı İbrahim KOL’un gece Marmarada yakalamış olduğu balıkların en iyilerinden bir poşet yapıp, sabah erkenden buzdolabına bırakmasını ve akşam ücretini vermek istediğinde almamasını.
Latife Hanım’ın bahçesinden eliyle topladığı mevsim sebzelerinin parasını haftadan haftaya ödemesini.
Özellikle Merhum ve Merhume Şakir, Elmas ve Çocukları Mustafa`nın… Onların o candan yakınlıkları.
Ve daha nice iyilik bulunan, 1970′li yılların o güzel insanlarını nasıl unutur?
O candan misafirperver insanların gösterdikleri içtenlikli ilgilerinden dolayı çok sever Avşa adasını ve Yiğitler Köyü`nü…
Bu sebepten ötürüdürki 30 yılı aşkın bir zaman içinde Avşa’ya gitmeden edemez Şaban Ali Bey.
Şimdi takvimler 2009`un Eylül ayını gösteriyor.30 yılı aşkın bir zaman tünelinden şöyle bir geçip 2009′a gelindiğinde Avşa’nın Yiğitler köyünde nelerin değiştiğini ve geliştiğini sorduğumuzda Şaban Ali Bey.
Ben Avşa adası`na 1977 senesinde tatil için geldim. Zaman zaman melketime tatile çıktım ama her fırsatta geldim Avşa adasına.
O senelerde gündüzleri berrak güneşi, özgürce denize girilebilen güzel koyları ve kumların içinde sanki altın parçaları varmış gib sarı olan plajları, geceleri gökteki parlak yıldızları ve denizden gelen tatlı meltemlerin eşliğinde terlemeden yapılan yürüyüşler, organik bir ortamda büyütülen sebze ve meyveler,günlük yakalanan taze balıklar ve adanın çoğu bu dünyadan göç etmiş bulunan o yılların misafirperver insanları, eşimle birlikte Avşa adasının tutkunu yapmıştır bizi.
30 yıl sonra bugün Avşa adası`na baktığımda olumlu ve olumsuz gelişmeleri görmekteyim.
Örneğin, olumlu gelişmelerine baktığımda 30 yıl önce önerdiğim sahil bulvarları yapıldı
Köyün meydanına büyük boyda ATATÜRK’ün bir heykeli dikilidi.
1700`lü senelerden beri şarapçılık yapıldığı anlatılan adada modern bir şarap fabrikası var.
Dikimlerinin öncüsü olduğum fidanlarının büyümüş ve altında piknik yapılır hale gelmiş.
Yıllarca Avşa’nın Hasan Ayvaz gibi taş ustalarının emekleri ile İstanbul’un cadde ve sokaklarına döşenmiş olan granit parke taşları geç de olsa Avşa adası`nın cadde ve sokaklarına da döşenmiş.Cadde ve sokaklara aydınlatma direkleri dikilmiş ve sokaklar aydınlatılmış, kanalizasyonun çoğu tamamlanmış ve sivrisinekler kalmamış.
Olumsuz gelişmelere gelince köy halkının sosyal yaşamında gözle görülür bir gelişme görülmediği gibi bazı yönlerden gerileme yaşanıyor.
Halk, köylülüğünü koruyor ama cep telefonu ve internetle kıvanıyor.
Geçmişin misafirperverliği kalmamış.
Artık Eskilerin candanlığı yakınlığı kalmamış.Varsa maddiyat yoksa madiyat,çıkarı olan birbirine selam veriyor sadece…
Karadut Pınarının kol kalınlığında akan kaynak suyu artık yok. Suyun, patlayan dinamitler yüzünden yönünü değiştirdiği söyleniyor.
Kaya biçiminde kocaman granit taşların arasında, dışardan toprakla teraslar yapan yaklaşık 30 dönüm arazinin içinde çeşitli meyve ağaçlarını yetiştiren ve kendi kendine ziaart mühendisi olan Cumhuriyet Gazetesi’ni okuduğu için adanın bağnaz kişilerince adını komünist’e çıkardıkları Eski Muhtar, Eski taş ustası ve adanın aydınlarından Ahmet DURMAZBİLEK ise artık yok.
Eskisi gibi Yiğitler Beldesi’nin koylarında özgürce denize girme şansınızda yok. Örnek olarak Bayraklı koyu erkeklere yasak.Milyarlarca liralık jeeplerle adanın dışarısından gelip,Koyun tepesinde araçlarını park ettikten sonra, çarşaflı, haşemalı, türbanlı genç ve yaşlı kadınların Koya inip,denize girdikleri ve güneşlendikleri vede erkeklerin olmaması için kocalarının nöbet tuttuğu koy var.
Yine son senelerde Arap erkeklerin adaya gelmeside ilginç olsa gerek. Gruplar halinde beldenin sokaklarında dolaşmakta ve köylülere sempatik görünüp çevreleri ile sohbet etmektedirler.
Bazı aydınlarda gelen bu araplara kızar durur.
Adanın olumlu ve olumsuz olaylarına karşın,özellikle emeklilerin sağlıkları açısından yararlı buldukları ve dingin sessizliği bir ilaç gibidir avşa`nın yaşantısı, yanıtını verdi.
Son Ziyaretler:
- avşa adası manav
- avşa köyünde mühendis
Yat Limanı
15 Şubat 2010 Yazan admin
Kategori editörün postası
Avşa adası`nda mavikoy`da bulunan yat limanının işletmeciliği hakkında ihale çalışması başlatıldı.Yap işlet devret modeli ile limanın ihalesini yapacak olan Limanlar genel müdürlüğü,işletmeciliğin 30 ila 40 yıl arası süreceğini, duyurdu.İhalenin tamamlanmasından sonra yapılacak sözleşmelere istinaen,yat limanının üst yapı çalışmalarının başlatılacağı gelen haberler arasında.
Adamızda yer alan bu limanın işletmeye açılacağı zaman adada yat turizminin gelişeceği düşünülüyor.
Son Ziyaretler:
- avşa yat limanı
Şezlong Savaşları
13 Ocak 2010 Yazan admin
Kategori editörün postası
Yazının başlığına bakıp gülmeyin.Avşa`da değerli bir abimin koymuş olduğu bu sıfatı,konu başlığına uygun gördüğüm ve olayı en iyi tarif ettiği için koydum.Biliyorsunuz avşa adası`nın göz alabildiğine uzanan kumsalları gibi,ucu bucağı olmayan şezlonglarıda ünlüdür.Hemen hemen her işletmecinin şezlonglarının bitişik nizam olduğu bu durum aslında oldukça rahatsız edici.Bir nevi denize girenleri bu şezlongları tutmaya mecbur eden durum ve sahillerin bu yolla işgal edilmesi tatilcilerin en büyük sıkıntısı.
Sıkıntıların başında,şezlong sahiplerinin,sahilleri sahiplenmesi,burası benim tavrı ile, şezlong tutmayan kişilere kumsalın arka tarafını göstermeleri ve bundan dolayı çıkan tartışmalar.Hemen hemen hergün bu olaylara rastlanıyor.Hatta olay öle komik bir hal alıyorki artık sabah kim erken kalkarsa sahilden yer kapma savaşı çıkıyor,geç gelen şezlong sahiplerininde yer tutan kişilerin havlu ve eşyalarını başka bir yere atması olaya tuz biber ekiyor.
Sıkıntı bunlada bitmiyor.Şezlongcularında birbiri ile dalaşması,yok burası senin burası benim davalarıda hemen hemen hergün yaşanan bir olay.Birde sektöre okadar ragbet varki sahile havlu atmayı bırakın,kumsaldan denize inmeye boşluk bile kalmıyor.
Hergün denize girmeye çalışan insanların kalabalıkta yaptığı akrobasi hareketlerini sporla karıştırmayın çünkü bu şahıs bilinki denize ulaşmak için mücadele veriyordur.
Aslında olayın çözümü basit ama idarecilerin bu konuya profosyenelce yaklaşması gerekiyor.Çünkü bu şekilde şezlong işgaliyesi ve şezlong bedeli alınması ile iş bitmez.Bu konuda cezai yaptırım konması yada denetimde bir çözüm değil malum türk insanı herşeye bir çözüm ve açıklama üretiyor.
Benim önerim ise sahilin belli mesefelerde numaralandırılıp ihale yolu ile kiralanması,güneyde bunun bir çok örneği mevcut.Belli alanların işletmeye verilip iki işletme arasındada belli bir mesafenin halka ayrılması ve bu şekilde yapılan sahil planı olayın çözümünü getirecek.
Hem sahil planlaması profosyenel olacak hemde işletmecilik anlamında olaya profosyenellik gelecek.Artı adaya ek iş imkanları yanında belediyeyede + gelir sağlıyacak.Halkda rahat edicek şezlongçuda belediyede çünkü herkez yerini bilecek.
Yorum sizlerin.
Son Ziyaretler:
- avşa şezlong
- erdek belediyesi şezlong ihalesi
Turizmcilik Üzerine
12 Ocak 2010 Yazan admin
Kategori editörün postası
Merhaba sevgili okurlarım.Bu makalemizde avşadaki turizmcilik üzerine eğileceğiz ve adamızda bu konuda yaşanan sıkıntıları ele alacağız.
Avşa adasında son 5 yılında turizmcilik adına adada yapılan bir kaç otel ve tadilat görmüş birkaç tesisten başka önemli bir olay gerçekleşmemiştir.
Aslında bu bile işletmecilerin turizmciliğe ne kadar önem verdiğinin bir göstergesidir,ama bunlar tek başına yeterli değildir.
Adamıza bakınca turimcilik adına yapılan önemli bir çalışma yoktur.Adanın turizm fuarlarında tanıtımını bu konudan işinin ehli olmayan bir kaç kişinin elinde kalmıştır.Adanın doğru düzgün çalışan bir turizm odası ve başkanı yoktur.Bir otelciler derneği gibi turizmcilik adına önemli faaliyetlere adını yazdıracak kuruluşlarda yoktur.Hali ile herhangi bir sivil toplum örgütünün olmaması bu konuda sektördede büyük sıkıntıların yaşanmasına sebeb olmaktadır.
Bu konuda adada uzman kişilerce bir turizm derneği yapılması veya adanın sosyal platformlarda doğru bir şekilde tanıtacak bir oluşumun olması gerekmektedir.Belediyenin bu konuda turizmcilik bölümü kurmasıda düşünülebilir.
Tabiki sıkıntılar bununla sınırlı değil,yıllar önce turizmcilik ve herhangi bir kıyı koruma kanunu yokken sahile gelişi güzel yapılmış evlerde adada turizmcilik konusunda büyük sıkıntıların olmasına sebebiyet vermektedir.Çağdışı kalmış,yıkılcak korkusu ile herhangi bir tadilatı yapılamayan bir çivi bile çakılamayan bu evlerin hala ada sahillerini işgal etmesi lüzumsuzdur.Hali ile adaya dısarıdan bakılınca çok çirkin bir görünüm ortaya cıkmaktadır.Acil bir şekilde bu düzenlemenin yapılması ve adanın ön sahillerinin modern turizm kentlerinin görünümünde, kaliteli bir yapıya kavuşturulması gerekmektedir.
Turizmcilik konusunda adamızda eksik gördüğüm şeylerden biride adanın gelenlerce iç yapısının bilinmemesi.Hali ile gelenler adanın bir sahilden ve bir barlar sokağı ve tanz disco`dan ibaret olduğunu düşünmeleri kaçınılmazdır.Bu konuda avşa meydanında, harita standı üzerinde adanın önemli yerlerinin görsel olarak tanıtılması ve avşanın ve adanın önemli koyları`nın tanıtımının olduğu küçük broşürlerin sunulması düşünülebilir.
Sahil bölümlerinde soyunma kabinleri , wc ve duş gibi yerlerin yapılmasıda turimcilik adına adamıza faydalı olur.
Birde adamızda farklı noktalarda çocukların eğlenebileceği çocuk parkları,spor alanları ve bu noktalara yakın çay bahçelerinin yapılmasıda adanın görünümüne bir zenginlik katacaktır.
Barların kapalı alanlarda yerleşimin tam göbeğinde olmasıda yanlıştır.Bu konuda daha modern yazlık yerler uygun açık mekanlarda bu tarz eğlence yerlerinin olması ve buna teşvik verilmesi uygundur.
Avşa`da turizm adına yapılacak daha çok iş vardır.Kısaca gördüğümüz önemli sorunları dile getirdik.Yazılarımıza devam ediceğiz.
Son Ziyaretler:
- turizmcilik
- turizmcilik bölümü
Facebook Grubumuz
10 Ocak 2010 Yazan admin
Kategori editörün postası
Web sitemizde siz sayın ziyaretçilerimizin ortak buluşma noktası ve paylaşım noktası olarak bir grub açtık.Grubumuzun adı Avşa Adası Hayat.Grubumuz,kalabalık görülsün diye,diğer gruplar gibi ada ile alakasız kişilerden oluşmamakta.Özgün, avşayı bilip gören ve beğenen kişilerin bir arada olduğu kaliteli bir topluluk olma özelliğini taşımaktadır.
Siz sayım ziyaretçilerimize grubumuza üye olmalarını tavsiye ediyoruz.Peki grubumuza üye olmak size ne artı sağlar?
Grubumuz vasıtası ile,sitemizde bulunan tesislerin kampanyaları hakkında en önce siz bilgi sahibi olur,Sitemizden avşa haberlerini ilk siz duyarsınız.
Avşa hakkında daha önce adaya gelmemişseniz,grubuzda sorularınızı dile getirerek öğrenmek istediğiniz detayları öğrenebilirsiniz.Ayrıca adaya daha önce gelmiş olan ziyaretçiler vasıtası ile tavsiye ve önerileri almak size avşa tatilinizde işinize çok yarıyacak bilgiler öğrenme fırsatı sunuyor olacak.
Sosyal ağımıza katılın ve avşa adasının hayranı olun.Hyaran sayfamızdada profiliniz sergilensin
Eğlenmek Hakkımız
09 Ocak 2010 Yazan admin
Kategori editörün postası
Bu yazımda avşadaki eğlence ile ilgili sorunları dile getireceğim.2009 Yaz sezonunda adada olanlar bilir.Sigara yasağının başladığı günlerde,eğlence mekanlarının bu konuda nekadar sıkıntı çektiğini ve sigara içen müşterilerininde ne kadar baskı altında oldukları.Düşünsenize eğlenmeye gidiyor,İçeceklerinizi içiyor ve çoşmuşunuz canınız bir sigara istiyor ama o ne durun bakalım YASAK var,içemessiniz diye,çalışanların uyarısını alıyorsunuz.Mecburen yerinizden kalkıp dışarda içmek zorunda kalıyorsunuz.
Aslında iyimi oldu,belki sigara içmeyenler için hoş bir karar olabilir ama ya içenler için,ortada demokratik bir durum yok.Hali ile bu tarz muameleye maruz kalan kişiler birdahaki gün bu mekanlara gelmiyor ve mekancılarla beraber adanın eğlence hayatıda büyük darbe alıyor.
Bu durumun her iki taraf için bir ortası varmıdır bilemem ama bence yapılması gereken en doğru hareket bu mekanların faaliyetlerini daha farklı yerlerde,açık hava discoları tarzı gibi mekanlarda işletmelerini yürütmeleri daha sağlıklı olabilir.Neticede avşadaki barlar kapalı mekanlar hali ile bir kaç kişinin sigara içmesi ortamı boğuyor.Eğlenmeye bende gidiyorum ve sigara içmiyorum bazen durum çok sıkıcı oluyor ve sigara içen kişiler bile rahatsız oluyor.Neyse heralde mekancı arkadaşlar bu 2010 sezonu için bir çözüm üretmişlerdir belki, hep beraber göreceğiz.
Diğer bir konuda eğlence mekanlarının kapanış saatleri.Bu saatler bir çok turizm yerinde sabah 04:00 iken avşa adasında saat 02:00`de son buluyor.Sebebini anlamış değilim.Belkide bir rant hesabı olabilir diyenler vardı içinizde ama eğlenceyi bu saatlere sınırlamak hiç doğru değil diyorum, sizce haksızmıyım.Eğlenmeye devam etmek için eğlencemizi bölüp illaki discolaramı gitmemiz gerekiyor.
Her iki konuda adaya eğlenmeye gelenler için bir baskı ortamı oluşturuyor.Eğlenmek özgürce olmalı.Sınırlar olmamalı.
Avşada Hayat
08 Ocak 2010 Yazan admin
Kategori editörün postası
Avşada hayat konulu bu makalemizde sizlere adadaki yaşamdan bahsetmek istiyorum.
Adada yaşam eski yıllara nazaran dahadamı zorlaştı nedir bilinmez her yıl kış aylarında herkez avşadan kaçar oldu.Aslında sebebler bilindik şeyler,İş ve eğitim şartlarının yanında sosyal şartların adada pek olmaması bu sebelerin başında geliyor.Ben 35 yaşındayım,adada değişen pek bir şey yok yeni dikilen bir kaç otel vs dışında adada herşey aynı ve böyle gidersede hiç değişeceğinide sanmıyorum.
Adada birşeylerin değişmesi adalıların sosyal imkanlarının iyileştirilmesi şart ama buna kimseninde aldırış ettiği yok talepde yok aslında.Gençlere bakıyorum onlar kendilerinden önce ne görmüşlerse onların takipçileri olmuslar.Aslında böylemi olması lazım hayır.Bu açından bakınca onlarda haklı,sebeb adada gençlere göre ortam yok.
Mesela avşada gençler için sportif faaliyetlerin olacağı bir tesis yok,kapalı spor salonları,tenis sahaları,çocuklar için daha güzel parklar,ailelerin kışın oturabileceği kapalı çay bahçeleri gibi ve daha bir çok şey sosyal anlamda adada yok.Kendi şahsıma adada kışın otururken tek yapabildiğim aktivite marketlerden alışveriş,çoğuda can sıkıntısından onun dışında pek geçirebilecek bir ortam yok.
Ve tüm bunların yanında adada insanların oturmalarını amaç edinecek bir lise yok.Kışın göç edenlerinde çoğunluğunu bu aileler oluşturuyor.
Kendi şahsıma önerebilceğim yukarda saydığım eksikliklerin giderilmesi adaya bir nevi canlılık katacaktır.Bu düşüncelerin arasında balıkesir üniversitesi`nin bir dalının adaya açılması.Bu sayede adada genç nüfus artacak ve buna paralel adada öğrencilere yönelik işlerde artış yaşanacaktır.
Avşada artık birşeylerin değişmesi şart,bu şekilde devan ederse bir şeyin değişeceğide yok.Kanımca avşa, adalıların elinden çıkıcak.
Son Ziyaretler:
- avsada hayat com
- avşadahayat





